Yazarlar 

Sabırın Sonu…!

Sonu ferahlık ve aydınlık bilinir. Yeni dünya düzeninde her ne kadar tahammülsüzlük had safhada olsa da işin anahtarı sabırdır.Hedefe ulaşmanın en emin yoludur. Huyların en güzelidir. Kalbi süsleyen en nadide mücevherdir. Hayatla inatlaşmak, kafa tutmaktır.

Yaşamımız boyunca hayatın her dilimi mücadele içinde geçer . Yaşamda kazanan taraf olmak istiyorsak , sabrı öğrenmek ve hayatımızın yaşam felsefesi haline getirmek zorundayız .Aksi takdirde acı ya da tatlı izler bırakarak , hayatın öğretmenliği ön plana çıkacaktır.

Sabretmek erdemdir.

Ruhu yumuşatmak, sinirleri yatıştırmak için her zaman sabır gerekir. Tek ilacı budur.

Su akar yolunu bulur sözü de daima sabrı gösterir.

Hiç bir şey vaktinde önce gerçekleşmez.

İnsanoğlu, çoğu zaman sabrı ile sınanır. Bu sınavdan başarı ile yıldızlı pekiyi almak herkese nasip olmaz . Çünkü sınavların en ağır olanıdır.Sınavların kazananları iyi öğrencilerdir. Sabır hayatı kolaylaştırır.

Sabreden Derviş , muradına erermiş .

Sabrın sonu selamettir.

Maksada sabırla erişilir gibi, özlü sözleride sabrı çok iyi ifade eden sözlerdir.

Mesnevi’den bir sabır hikayesi Sabra dair;

Bu ne sabır Mevlana Celaleddin-i Rûmî hazretleri “kuddise sirruh” Mesnevi’de anlatır:

Lokman Hakîm, zengin bir adamın kölesiydi. Bir gün Lokman Hakîmin efendisine olarak bir meyve getirdiler. Efendisi, Lokman Hakîmi sevdiği için, onu çağırdı ve meyveyi kesip ona bir dilim verdi. Lokman, o dilimi bal gibi, şeker gibi yedi. Hem de öyle lezzetle yedi ki Lokman’ın efendisi, ikinci dilimi de kesip sundu. Böyle, böyle meyveyi tekmil yedi; yalnız bir dilim kaldı.

Efendisi “Bunu da ben yiyeyim; bir bakayım, nasıl şey, herhalde tatlı bir meyve” dedi. Çünkü Lokman, öyle lezzetle, öyle zevkle, öyle iştahlı yiyordu ki görenlerin de iştahı geliyordu. Efendisi o dilimi yer yemez meyvenin acılığından ağzını bir ateştir sardı, dili uçukladı, boğazı yandı. Bir eyyam acılığından adeta kendisini kaybetti.

Sonra Efendisi:

“A benim cânım, böyle bir zehri nasıl oldu da tatlı tatlı yedin, bu ne sabır? Niçin ben yiyemem demedin” dedi.

Lokman dedi ki:

“Ey marifet sahibi efendim! Elinle sunduğun bir şeye nasıl olur da “bu acıdır” diyebilirim! Senin ihsan ettiğin herşey bana şifadır. Senin nimetler bağışlayan elinden o kadar rızıklandım ki, utancımdan adeta iki kat olmuşumdur. Çünkü vücudumun bütün cüzleri senin nimetlerinden meydana geldi.

Bu hikayede de anlatıldığı gibi, bizi hedefe ulaştıracak en doğru anahtarın sabır olduğunu unutmamalıyız.

Yaşarken her şeyi çok çabuk tükettiğimiz dünyada , sabrında bir zenaat olduğunu , yaşarken hızla tüketenlerden değil , sabırla sindire sindire hayatın her anını tadanlardan olmalıyız.

Dünyanın ve insanlığın zor günlerden geçtiği bu günlerde covid-19 virüsü ile mücadelede en çok ihtiyacımız olanın sabır olduğunun farkında olmalıyız. Tedbirleri elden bırakmadan inatla bu mücadeleye destek vermeliyiz.

Hayat mottonuz daima ;

Kapı aralığında, baktığımda görebildiğim en güzel şeydir yaşamak ..!

Asla pes etme..!

Sabırla , sağlıcakla kalın

Kadriye CİRİTCİ

Related posts

Leave a Comment