Yazarlar 

CİHADA KARŞI HAÇLI HAREKATI: “İSPANYOLLAR”-I-

Hak din İslam, cihanın bataklık olduğu safhada kurtarıcı rolüyle her nevi menfi beslenmeyi ıslah etmek suretiyle İzzet sahibi Allah tarafından nazil olunmuştur.

Bataklıklar arasında öyle bir gül yetişmiştir ki mazlum halkları etrafında toplayıp o bataklığı güller ile bezenmiş bir bahçeye inkılap ettirmiştir.

Tesmim edilmiş ademoğlu bu hak din ile refaha ererek nefis zehrinden korunmada muvaffak olmuştur.

Lakin kainatın formülü olan Ateş ve Gül Medeniyetinin mücadelesine binaenaleyh İslam’ın irşad ve ıslah hareketi olan Cihada karşı haçlı istilaları zuhur etmiştir.

Zahir de farklı sebepleri olsa da işin aslının İslami gücün belini kırmak olduğunu tebarüz etmiştik. Bu gayenin akabinde farklı merhalelerin yattığını önceki yazıda belirtmiş ve tasnif ettiğimiz konulardan birini ele almıştık. Şimdi ise bir diğer unsur olan İspanyolların Endülüs Emevi Devleti’ne karşı yaptığı harbin detaylarını irdeleyeceğiz.

İSPANYA’NIN FETHİ

Öncelikle Endülüs Kelimesinin manasından bahsetmek elzemdir zira bir kelime zahirde ve batında kapsadığı kavram ile tanımlanır. “Müslüman İspanya’sı” anlamına gelen ve daha sonra Fransa’nın güneyindeki Septimania bölgesiyle birlikte İspanya’da yönetim altın alınan toprakların tamamı için kullanılmıştır.

Bu kavram fetihlerle Avrupa’ya akın eden Müslümanların kullanmış olduğu bir terimdir. Tabi bu konuyu daha detaylı ele alacağımız vakit fetihler dönemine bakmamız gerekmekte.

İlk İslam fetihler zincirinin son halkasını Endülüs’ün fethi ihdas etmektedir.  Bu konuyla ilgili itimat edilecek en belirgin kaynak Tarık bin Ziyad’ın emrinde bulunan orduların miladi 711 yılında fethe başlamasıdır.

710 yılında Kuzey Afrika’da iktidarını sağlayan İslam Devlet’i artık yeni bölgelerin fethine hazırlıklar yapmaya koyulmuştu.

Tabii olarak komşuları olan Avrupa kıtasına önce keşif birlikleri yollandı. İspanyanın güney kıyınsına yapılan muvaffak seferler ve bolca ganimetler seferlerin yapılması hususundaki kanaatleri kuvvetlendirmişti.

711 yılında Tarık bin Ziyad komutasındaki 7000 kişilik birlik ve akabinde takviye olarak gönderilen 5000 kişilik destek kuvvetleri İspanya’ya ayakbastı.

***

O dönemde İspanya’da hüküm süren Vizigot Krallığı yaşanan taht kavgaları, hudutları dahilinde ikamet eden Yahudilere baskı ve ambargo yapıp zoraki bir asimile çalışması gütmesi ve siyasi otoritenin zedelenmesi hasebiyle tabiri caizse gücünden güç kaybetmişti.

Vizigot Saltanatının bu vaziyeti İslami Cihadı müspet yönde etkilemişti. Tabi ki bu süreçte siyasi rant için Müslümanlara yardım eden yerel yönetimlerin de payı sayesinde mücahitler Vizigot krallığının ordularını ağır bir hezimete uğratıp Avrupa fethinde ilk muvaffak adımı atıyor.

İslam Ordularının komutasında bulunan Tarık Bin Ziyad karalılığını şu cümleyle belirtip savaşın seyrine son noktayı koymuştur: “Kaçacak yer var mı? Önümüz düşman, arkamız deniz.” Ya şehadet ya zafer…

Tarık bin Ziyad Calpe ( Cebelitarık) dağında karargahını kurup Algeciras’ı (Cezirethülhadra) kontrol altına alarak ve Kral Rodrigo’nun kalabalık ordusuna tahakküm kurduktan sonra İspanya’nın fethi için hiçbir mani kalmamıştı.

Kısa sürede Vizigotların kalbi olan Toledo’yu da fetheden İslam orduları, yerel halkın sevgi gösterileri eşliğinde birçok bölgeyi kılıç kullanmadan gönül fethi ile teslim almıştı.

İslam orduları birkaç yıl içinde İspanya’ya ram olmuş hatta bazı rivayetlere göre Frank topraklarına kadar ayak bastıkları telkin edilmekte.

714 yılında Endülüs’ün idaresi Halife Velîd b. Abdülmelik’in emriyle Musa bin Nusayr’ın oğlu Abdülaziz’e bahşedildi. Ve böylece “Asrü’l-Vülat” yani valiler dönemi başlamış oldu.

Bu süreç I. Abdurrahman’nın 756 yılında Endülüs Emevi Devleti’ni kurmasına dek devam edecek ve 21 valinin hüküm sürdüğü merhaleler yer alacaktır.

YUSUF SEZER

Related posts

Leave a Comment